|
|---|
| Uzak şehir HALEPÇE |
|
|
|
|
DORŞİN POYRAZ Vakit, insanlığın doğaya ve zamana meydan okuduğu, bin yıllar öncesinde daldığı vicdan uykusunda uyku ile uyanıklık arasında bir yerlerdeydi. Günün bereketli ışıkları, ovaya bakan dağların ardından süzülerek bırakırken kendini, ovanın üzerine çöken sis kısa bir süre sonra dağılacaktı. Rüzgar briket damlı evlerin pencerelerinden usulca girip, sabahın ilk soluğunu dağıtacaktı kaderini bilmez insanlara. Gecenin tüm izlerini alıp götürecekti uzaklara. Güneş yalayınca yüzünü toprağın, çiy damlalarının yaprakla buluşmasının kokusu duyulacaktı. Sevdanın ve ihanetin üzerini örten ve kendi üzerini bir beton gibi kapatan bu kara yazgı, yine her zamanki gibi dipdiri duracaktı. Çocukların oyunu, kadınların umudu ve gençlerin aşkı... Her şey eskisi gibi olacaktı. Tüm yaşamlardan farklı ve en sade yaşama uzak. |



